• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/medyaparis
  • https://twitter.com/medyaparis

Cuma Hutbesi; DÜNYA EVİMİZ BİZE EMANETTİR.

Cuma Hutbesi; DÜNYA EVİMİZ BİZE EMANETTİR.

04-10-2019

Medyparis Haber Merkezi

DÜNYA EVİMİZ BİZE EMANETTİR

Muhterem Müslümanlar!

İbretle baktığımızda görürüz ki, küçük bir karıncadan, yörüngesinde akıp giden devasa gezegenlere kadar etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir. Rabbimiz, eşsiz gücü ve benzersiz sanatıyla kâinatta bin bir çeşit canlı yaratmıştır. Bunların her biri nimettir ve her nimet emanettir. Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede, bu gerçek şöyle ifade edilmektedir: “Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize vermiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.”[1]

Kıymetli Müminler!

Varlığa değer biçen Allah’tır. Cenâb-ı Hak, mahlûkatı anlamsız ve boş yere yaratmamış; “Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.”[2] buyurmuştur. Kâinat, her zerresi ayrı bir anlam taşıyan, dengeli ve muhteşem bir bütündür. Hayat bulduğumuz bu dünyada her bir varlığın ayrı bir gayesi ve değeri vardır.

Değerli Müslümanlar!

Allah, kendi zatından uzak ve bağımsız bir evren var etmemiştir. Bütün varlıklar Allah’ı anlatır; O'nun mülküdür. Varlık âleminin kontrolü O’na aittir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Göklerde ve yerde bulunanlar, her şeyi ondan talep eder. O, her an yaratma halindedir. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”[3]

Şu halde, çevremize karşı olan sorumluluğumuz, Rabbimizin eserine ve mülküne olan saygımızın gereğidir. Allah’ın koyduğu kanunlara aykırı davranarak tabiata zarar vermek ise, Cenâb-ı Hakk’a karşı sorumluluğumuzu ihmal etmek demektir.

Aziz Müminler!

Bizler, bir dağa bile muhabbet nazarıyla bakan, “Uhud bizi sever, biz de onu severiz”[4] buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. “Birinizin elinde bir fidan varken kıyamet kopuyor olsa bile derhâl onu diksin!”[5] buyuran Sevgili Peygamberimizi rehber ediniriz. Bütün hayvanların haklarını gözetmeleri hususunda ashabını sürekli uyaran Peygamberimizi örnek alırız.

Kıymetli Müslümanlar!

Bir taraftan tonlarca ekmeğin çöpe atıldığı diğer taraftan açlık sebebiyle birçok insanın hayatını kaybettiği acı bir çağı yaşıyoruz. Ne yazıktır ki günümüzde dünyevî hırslarının esiri olan insanoğlu, çevresiyle dostça, adil ve insaflı bir ilişki kuramadı. Bütün canlılara nefes kaynağı olan ormanları yaktı, karnımızı doyurduğumuz toprakları çölleştirdi, suya kandığımız nehirleri kirletti.

Medeniyetimizde bir ekmek kırıntısının dahi yere atılması hoş karşılanmazken tonlarca gıdanın çöpe atılmasına daha ne kadar rıza göstereceğiz? Geri dönüşüm imkânı olan atıkları, umursamaz bir tavırla çöp tenekelerine daha ne kadar hapsedeceğiz?

Oysa çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de insanoğlu şöyle uyarılır: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, hata ve yanlışlarından vazgeçsinler diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.”[6]

Muhterem Müminler!

Bizler, engin bir merhamet sahibi olan Allah’ın yeryüzündeki halifeleriyiz. Halife olmak, sorumluluğun adıdır; yeryüzünün efendisi değil koruyucusu olmaktır. Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır. İfsat etmemek, zarar vermemektir.

O halde, yaratan ve yöneten Rabbimizin bizlere emaneti olan çevremize karşı duyarlı olalım. Gün gelip emanetin sahibi olan Rabbimize hesap vereceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Yeryüzünün sadece insanların değil bütün canlıların hayat alanı olduğunu bilerek yaşayalım.

Hutbemi bitirirken bir hususu hatırlatmak istiyorum. Önümüzdeki Pazar günü sabah namazından sonra Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle bütün camilerimizde siz kıymetli cemaatimizle beraber fidan dikimi gerçekleştireceğiz. Sizleri ailelerinizle birlikte bu hayırlı faaliyete katılmaya davet ediyoruz.

[1] Câsiye, 45/13.

[2] Enbiyâ 21/16.

[3] Rahmân 55/29,30.

[4] Buhârî, Meğazi, 82.

[5] İbn Hanbel, III, 184.

[6] Rûm, 30/41.


_______________________

Francais FERHAT ARSLAN

NOTRE MAİSON LA TERRE EST UNE AMÂNA POUR NOUS

 

Chers Musulmans !

Quand nous regardons avec attention, nous voyons que depuis la toute petite fourmi jusqu’aux galaxies qui circulent dans leur orbite, tout est l’oeuvre d’Allah Ta’âla. Notre Seigneur, avec Sa Puissance inégalée et Son Art incomparable a créé toutes sortes de créatures. Elles sont toutes des bienfaits et tous les bienfaits sont des amana. Dans le verset lu par l’Imam, ce fait est décrit de la sorte “ Et Allah vous a assujetti tout ce qui est dans les cieux et sur la terre, le tout venant de Lui. Il y a là des signes pour des gens qui réfléchissent”.

 

Chers Croyants !

C’est Allah (azza wa jal) qui accorde la valeur à toute chose. Allah Ta’âla n’a rien créé pour rien: Il dit “ Ce n’est pas par jeu que Nous avons créé le ciel et la terre et ce qui est entre eux”. L’univers est un tout équilibré et magnifique dont chaque atome a une signification qui lui est propre. Dans ce monde dans lequel nous avons trouvé la vie, chaque existence a un objectif et une valeur qui lui est propre.

 

Valeureux Musulmans !

Allah (jj) n’a pas créé un univers loin de Lui et indépendant de Lui. Toutes les créatures expliquent Allah (swt) et Lui appartienne. C’est Lui qui contrôle l’univers des créatures. D’ailleurs, Al Kur’an Al Karîm dit à ce sujet “ Ceux qui sont dans les cieux et la terre L’implorent. Chaque instant, Il accomplit une œuvre nouvelle. Lequel donc des bienfaits de votre Seigneur nierez-vous?”

En ce sens, la responsabilité que nous avons en direction de l’environnement, est une condition du respect envers la création et la propriété de Notre Majestueux Seigneur. Nuire à l’environnement en entorsant les lois fondés par Allah (jj) revient à négliger nos responsabilités vis à vis d’Allah Ta’âla.

 

Nobles Croyants !

Nous faisons partie de la communauté d’un Prophète qui considérait avec affection même une montagne, Il a dit “Uhoud nous aime, et nous nous l’aimons”. Nous avons pour Guide Notre Prophète Bien-Aimé qui a dit “Si l’un d’entre vous a une pouce d’arbre dans la main et que la fin du monde éclate, qu’il la plante tout de même tout de suite”. Nous prenons pour exemple Notre Prophète (sav) qui a toujours avertit Ses Compagnons (ra) pour qu’Ils préservent le droit des animaux.

 

Chers Musulmans

Nous vivons à une époque triste où d’un côté des tonnes de pain sont jetées à la poubelle et où de l’autre des êtres humains meurent de faim. Quelle tristesse que de nos jours, l’être humain, prisonnier de sa soif terrienne insatiable n’arrive pas à construire des liens amicaux, juste et équitable avec l’environnement. Il a brulé les forêts qui sont la source de vie de tout un tas de créatures, il a rendu désertique les terres qui remplissent nos ventres et il a pollué les fleuves qui sont la source de l’eau que nous buvons.

Dans notre civilisation, alors que le fait de jeter une miette de pain est mal vu, combien de temps encore allons nous accepter que des tonnes de nourriture soient jetées à la poubelle? Alors que la transformation de certains déchets est possible, combien de temps encore allons nous jeter de manière inconsciente nos déchets sans les trier? Alors que proportionnellement à l’amour et à l’affection que nous montrons à l’environnement, nous vivrions dans la paix et la santé. Dans le cas contraire, la nature ne sera pas seule à en patir, nous en patirons également. D’ailleurs, Al Kur’an Al Karim avertit l’humanité en disant “ La corruption est apparue sur la terre et dans la mer à cause de ce que les gens ont accompli de leurs propres mains; afin qu’[Allah] leur fasse goûter une partie de ce qu’ils ont œuvré; peut-être reviendront-ils (vers Allah).”

Chers Croyants !

Nous sommes les califes sur terre d’Allah (jj) qui est détenteur d’une compassion infinie. Être calife, signifie avoir des responsabilités, cela revient non pas à être le maitre de la surface de la terre mais à en être son protecteur. Etre calife, c’est utiliser la surface de la terre en conformité avec l’Agrément d’Allah (azza wa jal). Cela revient à ne pas corrompre et à ne pas nuire.

Alors, soyons sensibles envers l’environnement qui est une amana de Notre Seigneur qui est Le Créateur et le Gouverneur. N’ôtons jamais de notre esprit qu’un jour viendra où nous devrons rendre des comptes au propriétaire de cette amana. Vivons notre vie sur terre en sachant que cette terre n’est pas uniquement pour les humains mais aussi pour toutes les créatures.


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın