• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/medyaparis
  • https://twitter.com/medyaparis

Avrupa'da her 10 kişiden 3’ü hiç alamayacağını düşünüyor.

Avrupa'da her 10 kişiden 3’ü hiç alamayacağını düşünüyor.

23-02-2026
Medyaparis Haber Merkezi

Avrupa'da ev sahibi olmayanların neredeyse yarısı ev alamıyor ya da almak istemiyor. Bu farklar, büyük ölçüde konutun karşılanabilirliğine yönelik baskıları yansıtıyor.

Ev sahibi olmayan birçok Avrupalı, bir gün ev satın alabileceği konusunda iyimser değil. RE/MAX Avrupa Konut Eğilimleri Raporu 2025’e göre 23 ülkede insanların neredeyse yarısı ya hiçbir zaman ev alamayacağını düşünüyor ya da satın almakla ilgilenmiyor.

Ülkeler arasında tablo büyük farklılık gösteriyor. Peki ev alma konusunda en karamsar kesim nerede ve neden?

Ağustos 2025’te yapılan ankette katılımcılara şu basit soru yöneltildi: “Bir mülkü ne zaman, eğer mümkünse, satın alabileceğinizi düşünüyorsunuz?”

Rapora göre ev satın alabileceği konusunda en iyimser ülkelerden biri Türkiye. Katılımcıların yalnızca yüzde 13’ü hiçbir zaman ev alamayacağını düşünüyor.

Bu oran araştırmaya katılan 23 ülke içinde en düşük seviyeyi oluşturuyor.

Ev satın alamayacağını ya da almak istemediğini söyleyenlerin toplam oranı da Türkiye’de belirgin biçimde düşük.

Avrupa ortalaması yüzde 44 iken Türkiye’de bu oran yüzde 18’de kalıyor. İkinci en düşük ülke Litvanya’da bile oran yüzde 28. Ayrıca ev satın almakla ilgilenmeyenlerin payı Türkiye’de yüzde 5 ile tek haneli seviyede.

RE/MAX Avrupa CEO’su Michael Polzler’e göre bu tablo, yüksek enflasyon ve finansal oynaklığa rağmen Türkiye’de konutun hâlâ güçlü bir “değer saklama aracı” olarak görülmesinden kaynaklanıyor.

Bu nedenle Avrupalıların önemli bir kısmı ev sahibi olamayacağını düşünürken Türkiye’de konut sahipliği hedefi görece daha güçlü kalmayı sürdürüyor.

Ortalama olarak katılımcıların yüzde 29’u “Hiçbir zaman bir mülk satın alabileceğimi düşünmüyorum,” yanıtını verdi. Bu oran Türkiye’de yüzde 13 ile en düşük, Çekya’da yüzde 44 ile en yüksek seviyede.

Slovenya (yüzde 39), İtalya (yüzde 35), Malta (yüzde 34), İrlanda (yüzde 33), Polonya (yüzde 33) ve Macaristan’da (yüzde 33) en az her üç kişiden biri bu görüşte. Avrupa ortalamasının üzerinde oranlar Finlandiya (yüzde 32), Yunanistan (yüzde 30), İsviçre (yüzde 30) ve Avusturya’da (yüzde 29) da görüldü.

Alt sıralarda Türkiye’yi Lüksemburg (yüzde 17) izledi. Litvanya’da oran yüzde 21 ile hâlâ her beş kişiden birinin üzerinde.

Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında en yüksek oran yüzde 35 ile İtalya’da. En düşük oranlar yüzde 25 ile İspanya ve Fransa’da görülürken İngiltere yüzde 26 ile onları takip etti. Almanya yüzde 28 ile Avrupa ortalamasının biraz altında kaldı.

RE/MAX Avrupa CEO’su Michael Polzler, Euronews Business’a yaptığı açıklamada “Avrupa’nın birçok bölgesinde yavaş ekonomik büyüme gelir artışlarını sınırlarken konut fiyatları yükselmeye devam etti. Sonuç olarak özellikle genç kuşaklar için konuta erişilebilirlik ciddi bir sorun olmaya devam ediyor, istihdamın görece istikrarlı olduğu piyasalarda bile,” dedi.

Polzler’e göre Almanya, Avusturya ve Çekya gibi ülkelerde artan fiyatlar ve daha uzun birikim süreleri nedeniyle giderek daha fazla kişi ev sahipliği hedefinden vazgeçiyor.

Katılımcıların yüzde 15’i ise mülk satın almakla ilgilenmediğini söyledi. Bu oran İrlanda’da yüzde 4 ile en düşük, Almanya’da yüzde 31 ile en yüksek seviyede. Hollanda (yüzde 27), Avusturya (yüzde 25) ve İsviçre’de (yüzde 22) de yüzde 20’nin üzerinde.

Polzler bunun sadece fiyatlarla ilgili olmadığını, kültürel bir boyutu da bulunduğunu vurguladı: “Almanya ve Avusturya’da kiracılık çok daha yaygın ve kültürel olarak kabul görüyor. Güçlü kiracı haklarıyla desteklenen uzun vadeli kira piyasası istikrarı, hanelerin erken yaşta ev satın alma baskısını azaltıyor.”


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın